20 Ekim 2020 Salı

Bay P. hediye de getiriyor! 2. Bölüm

Gelelim bunların dışında benim ne yaptığıma. Doktorumu terapistimi sevdim, inandım ve güvendim.  Bana verdikleri moral ve motivasyonla ve ilaç desteğiyle mücadeleye başladım. Ben mücadeleye karar verdiğim gün ihtiyacım olan şeyler; sabır, inat, ısrar, çok çalışma olduğunu biliyordum. Ayrıca şöyle bir prensip edindim. Nasıl eve giren her şey için evden bir şey çıkarıyorsam bunu adeta hayatıma yaydım. Bay P. dolayısıyla kaybettiğim her melekem için hayatıma yeni bir şey soktum. Bunu terapistim ve sevgili eşimin prensipleri sayesinde başardım. Şiir yazmaya başladım ve galiba başarılı oldum. Şu anda 150 şiirim var ve devam ediyorum. Şiirlerimden bazıları bazı yerlerde yayınlandı. Üç tanesi bestelendi bile (Uşak, nihavend ve hicaz makamlarında). Resim yapmaya başladım. Hiçbir hocadan destek almadan, atölyeye gitmeden. Herhangi bir iddiam yok ama elimden geleni yapıyorum. 

Çevremde beğeni ifadeleri arttıkça moralim düzeldi. Beğenene, isteyene hediye ediyorum resimlerimi. 10 tane kadar resmimi Çağdaş Yaşam Derneğine hediye ettim kermesleri için. Hikayeler, masallar yazdım. Boş durduğum zaman kendimi eksiliyormuş gibi hissettiğimden elimi meşgul tutmak beni canlandırıyor. 

Bu kış başka projelerim de var; enstrüman çalmak, şiirlerimden kitap çıkarmak gibi. Şair ne demiş? 'Yürü enginlerin bittiği son hadde kadar, insan hayal ettiği müddetçe yaşar.'


Bazı hayaller gerçekleşir. Benim hayallerim de gerçekleşir mi acaba?




Duyduk duymayın demeyin! Bay P. hediye de getiriyor! 1. Bölüm

Bay P.'yle tanışma yıldönümümüz yaklaşıyor. Samimiyetimiz gün gittikçe artıyor. Hal böyleyken yıldönümümüz yaklaşınca birazcık nostalji yaptım.

Başa dönelim ve bir bakalım....

Tanı konduktan sonra internetten Parkinson'la ilgili bulabildiğim bütün bilgileri okudum ve kendimi çok kötü hissettim. Doktorumla konuştuğum zaman bana internette genel bilgi verildiğini ve ne  öğrenmek istiyorsam  ona sormamı söyledi. Buraya kadar yazdıklarımı daha önce paylaşmıştım zaten ama çok uzun zaman geçti. Bazen böyle şeyleri tekrarlamak gerekiyor. Daha geçen gün kendi kendime ben acaba hangi aşamasındayım diye düşünürken buldum kendimi. Yine internete bakmak kolay geldi ama kendimi frenledim. Nitekim doktorum bana kendisine sormamı söylemişti!

Yine başa dönecek olursak.... Tedavisinin bulunmamasına rağmen normal hayatıma devam edebileceğimi, ilaçlarla yavaşlatılabileceğini, bizim de böyle yapacağımızı söyleyerek beni rahatlattı. Doktoruma teşekkür ediyorum. Kuyumcu terazisi hassasiyetiyle ilaç dozlarımı ayarlayarak beni 8.seneye taşıdı. Bu benim için büyük şans. Sonra haftada iki gün beni gören, bana yol gösteren terapistim en büyük şansımdı. O benim sosyal hayata uyumumu sağladı. Mümkün olduğu kadar Bay P. nereyi hedeflediyse oraya savunma hattı kurarak beraberce hasarı en azda tutmaya çalıştık ve çalışıyoruz. Bilgisayar oyunu gibi hamleye karşı hamle yaparak çalıştık. Dikkat, yürütsel işlevler, ifade, dikkat bölme, yutma, ses ve daha bir sürü aklıma gelmeyen konularda beni çalıştırarak, yönlendirerek, bana sabır gösterererk bazen birşeyi defalarca tekrarlayan sevgili terapistimin hakkını ödeyemem. Benim ufkumda pencere açtı. Pes etmeye yüz tuttuğum defalarca kere beni tekrar elimden tutup, devam etmeme yardımcı oldu. 

Bay P.'nin bana ilk hediyeleri hayatıma eklenen insanlar oldu. Sevgi, şefkat, kıymet, iletişim ve zamanın değerini hatırlattı. Ve bununla beraber beni dansa kaldırdı....

Huzurlarınızda ilk dansımızın şarkısı...Papatya gibiyim beyaz ve ince! (Çok güldüm umarım siz de gülersiniz!)

https://www.youtube.com/watch?v=8SAuqfu1x6s