Yardımcımızın izin günü ben evdeyim. Bu havada
yapılacak en iyi şey bence…Eşim “Filmlere
bak. Sinemaya gidelim.” demesin mi? Bir şekilde atlatmak için akşam matinesine
gideriz diye geçiştirdim. Akşama da gitmesek olmaz mı demeyi düşünüyordum. Bir yandan
da benim oyalanacak ,yapacak çok şeyim
var. Onun hayatı çok monoton çünkü hiçbir şey yapmıyor diye düşündüm. Telefonda
hazırlan almaya geliyorum deyince sesinden gitmemizi istediğini fark ettim. Böylece
istemeden hazırlandım.
Uzun zamandır sinemaya gitmemiştik.Yakınımızdaki
AVM ‘deki sinema salonlarından bir film
seçtik. Bilet alırken bile inşallah kalmamıştır demekten kendimi alamadım. Neyse
biletimizi aldık. Biraz dolaştıktan sonra
yemek yemek için önceleri sık sık gittiğimiz yere karar verdik. Menü
içinden Fettucini gibi hatalı bir seçim yaptım.
Tadı çok güzel ıspanaklı
kremalı bir sosu var. Yemek ise benim için tam bir işkence oldu. Her çatalımı
ağzıma götürdüğümde burnuma kadar bulaşan kremayı nasıl temizleyeceğimi
bilemedim. Bir de ortada bir masaya oturmuşuz. Sanki herkes bana bakıyormuş gibi
hissettim. Belki kenarda bir masa seçsek bu kadar gerilmezdim.
Aslında yemekte, içtiğimiz şarapta çok güzeldi
ama ben eski ben olmadığım için hakkını veremediğimi düşünüyorum. Yemeğin
sonuna doğru bir de bardak kırdık. Showumuzu tamamladıktan sonra sinema salonuna geçtik. Allahtan
film güzeldi. Biraz güldük biraz
gözlerimiz doldu. Eve dönerken anladım ki dışarı çıkmak eşime de bana da iyi
geldi. Yemekteki huzursuzluğumsa belki de dışarı daha az çıkıyor olmamdan
kaynaklanıyor olabilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder